2 Mart 2011 Çarşamba

Milli Görüş-Mümtaz Soysal

 Milli Görüş

ERBAKAN unutulmayacak.
Elbet, değişik açılardan bakıldığında çeşitli nitelikleri ve erdemleriyle.
İnancının derinliği, azminin sürekliliği, zekâsının keskinliği, mücadele dayanıklılığı, bilgi sağlamlığı, ağır sanayi tutkunluğu, teknoloji yatkınlığı, üslup renkliliği, nezaket inciliği, kısacası onu o yapan kendine özgü bir yığın özelliğiyle.
Ama, her şeyden önce ve her şeyden sonra, bütün bunları “Millî Görüş” dediği bir temel bakış açısına oturtma çabasıyla.
Hiç kuşkusuz, zaman zaman farklı biçimde yorumlanabilen, çok yere çekilmek istenen, değişik zümrelerce etiketlenen, şimdi siyasal mirasçılarınca hiç değilse Saadet Partili etkinliklerinde ve resmi yayınlarında benimsenen bir bakış açısı bu.
Ama, gerçek yandaşları ile taklitlerinin rasgele yan yana geldikleri bir ortamda gerçek Milli Görüş’ün onları kolayca birbirinden ayırmaya yarayacak bir “turnusol kâğıdı” niteliği taşıyıp taşımadığı artık tartışma konusudur. Belki kesin olarak söylenebilecek tek yargı, Necmettin Erbakan’ın “yetiştirdikleri” denen şimdiki AKP kadrosunun o görüşten en çok uzaklaşan, hatta ona ters düşen bir topluluk olduğudur.
Böyle olduğu içindir ki, Milli Görüş’ün ne demek olduğunu anlamak için herhalde en doğru yöntem, güncelliğini sürdüren bazı sorunları teker teker ele alıp Erbakancı görüşün vaktiyle o soruna nasıl baktığını anımsayarak karşılaştırmalı bir irdelemeye girişmek olabilir.
Örneğin, Kıbrıs sorunu.
Erbakan, ulusalcı görüşüyle, haklı ve güçlü olduğuna inanılan öyle bir davaya sonuna kadar bağlı kalmış, hatta savaşı göze almakta ısrarcı olmuş değil midir? Denktaş’ı ve yanındakileri dışlayıp uyduruk bir AB üyeliği vaadi uğruna o davadan vazgeçmeye hazırlanmış olanlar “Milli Görüşçü” sayılabilirler mi?
Hele AB’ye tam üyelik sorunu.
Erbakan’ın “Hıristiyan Kulübü” dediği bir kuruluşa girmek için Gümrük Birliği’nin iyi pazarlık edilmemiş koşullarına katlanmak ve iğreti bir Avrupalılık uğruna Cumhuriyetin ulus-devlet ilkelerini etnik açılımlara kurban etmeye kalkışmak Milli Görüş’le bağdaşır mı?

0 yorum:

Yorum Gönder