Dün sabah erken saatlerde İstanbul ve Ankara’daki kimi konutların kapı zili çaldı.Gün gelecek kapınızı sütçü çalacak diyen Kılıçdaroğlu’nun düşüyle yatan çoğu gazeteci, yazar, haklarında gözaltı kararı olduğu duyurulan 16 kişi…
…kargaların kahvaltı yaptığı saatlerde karşılarında birden sütçü yerine, Ergenekon savcılığının emriyle arama yapacaklarını söyleyen polislerle karşılaştılar.
Sonra neler mi olur? Daha önce izlediğimiz film yine ekranlara yansır.
Evler saatlerce didik didik arandıktan sonraki süreç yine başlar işlemeye… Sonra?..
…Sağlık denetiminden geçenler… emniyete sorguya. Sonra?..
…Savcının sorgulamasından sonra ya serbest kalır ya da… doğru Silivri Zulümhanesine!
Günler ayları, aylar yılları kovalar. Tutukluluk cezaya dönüşür.
Ama hapishanecilik bitmez!
***
Hukukun, hukuk üstünlüğünün, insan haklarının kuruduğu, laftan ibaret masala dönüştüğü yıllar yaşanıyor.
Balbay’ın, Özkan’ın ve diğer Ergenekon tutuklusu olan gazetecilerin, bilim adamlarının, genç-yaşlı emekli muvazzaf subayların Silivri’deki yaşamları yıllar sürer. Kimin umurunda!
Bir gece yarısına doğru hücrelerden alınırlar. Sabaha karşı tek başlarına çile dolduracakları hücrelere kapatılırlar.
Bu işkencenin nedeni nedir? Adalet Bakanı Sadullah Ergin der ki; Balbay ile Özkan, düne kadar yer kıtlığı nedeniyle aynı hücrede kaldı.
Devletimiz sağ olsun; yeni cezaevleri inşa etti ve:
Ankara’dan bir emir: Fazla direnirlerse zor kullanacaklarını söyleyerek Balbay’ı bir hücreye, Özkan’ı bir başka hücreye tıkıverdiler..
***
Herkesin bir zanaatı var. Kiminin görevi gördüklerini yazmak, halka duyurmak… kiminin görevi ise gerçekleri yerine göre yalanlamak veya saptırmak!
Adalet bakanımız, adaleti temsil ediyor ya. Kahvaltı, yemek yok diyen, zorbalığın dik âlâsı uygulamayı yeren gazetecileri bir güzel yalancı ilan ediverdi.
Sanık avukatları bakanın yasaları da saptırdığını, tek hücre uygulamasının Balbay ve Özkan ve benzeri suçlardan tutuklu olanlara uygulanamayacağını açıkladı.
Avukatlar gerçeği söylemesine söyledi de Adalet Bakanlığı ne yaptı? Kös dinledi!
***
Fakat ülkemizde iktidar yaptırımlarını savunan öyleleri var ki, Adalet Bakanı bunların yanında yaya kalıyor.
Balbay’la Özkan galiba demokratik bir ülkede yaşadığımızı, halkın temsilcisi TBMM’nin halktan gelen seslere kulak vereceğine inanıyorlar.
Son Silivri uygulamasındaki zorlu dramatik uygulamaları şikâyet eden bir yazıyı Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na postaladılar.
İki aydın, iki yazar; komisyon derhal olaya el koyacak. Silivri’ye gelecek. Tutuklularla görüşecek ve… hükümet emri uygulamaları -en azından- eleştirecek diye bekleye dursunlar.
Vatan’da okuduk: Komisyon başkanı, üstelik anayasa profesörü, anayasanın insan hakları, tutukluluk haklarıyla ilgili kayıtlarını bilen -galiba bir zamanlar solcu, lakin pek çok solcu gibi bugün AKP’li- Komisyon Başkanı Zafer Üskül, nakle “itiraz eden” Balbay ve Özkan dışında 54 Ergenekon davası sanığının 52’sinin sorun çıkarmadan yeni binaya taşındıklarını açıkladı.
54 tutukludan 52’sini kuzu, Balbay’la Özkan’ı asi ilan eden Komisyon Başkanı’nın demecini aynı gün yalanlayan haber Aydınlık gazetesinde yayımlandı.
Haber, gazetenin yazarı Hikmet Çiçek’in Mehmet Demirtaş’la birlikte hücreye gitmeyi reddettiklerini… Balbay, Özkan gibi 1 No’lu cezaevine nakledilen İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in de “nakil işleminin tamamen hukuksuz” olduğunu, kimi yaptırımlara başvuracağını yakınlarına söylediğini duyurdu.
***
Rezaletler birbirini kovalıyor. Örneğin 35 bin kişinin ölümünden sorumlu -MHP liderinin söylemiyle İmralı canisi- Öcalan’ın cezasını evde çekmesi isteniliyor.
Suçlarının ne olduğunu hâlâ bilmeyen gazeteciler ise… hücrelere kapatılıyor.
Durumu Uğur Mumcu’nun bir yazısından alıntıyla özetleyelim:
“Hukuku, egemen güçlerin bir baskı aracı yapmak isteyen iktidarlar, her ülkede hukukçuların vicdanlarına ipotek koymak istemişlerdir. Böyle dönemlerde, hukukun yerini yasadışı yargılar ve korkular almıştır. (12 Aralık 1975)”.
Uğur Mumcu’nun 36 yıl önce saptadığı, açıkladığı aynı gerçekleri, 36 yıl sonra da yaşıyor Türkiye.
Böyle bir Türkiye’yi yaratanlar, yaşatanlar utansın!

0 yorum:
Yorum Gönder