26 Ocak 2011 Çarşamba

BUNUN ADI POLİSİN ASKERE KOMPLOSUDUR



Ergenekon Davası tutuklu sanığı Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna sonradan yüklenen 139 adet telefon kaydının hikayesini geçtiğimiz günlerde Odatv’de haberleştirdik.
Çelebi, Ergenekon Davası’nda Hizbut-tahrir örgütünü Ergenekon adına yönlendirmekten yargılanıyordu. 24 yaşındaki genç subay hakkında yapılan suçlamaya en önemli delil telefonunda bulunan Hizbut-tahriri ile ilişkilendirilen 139 kişinin isimleriydi.
TANIMADIĞINI SÖYLEDİÇelebi, kendisine yapılan suçlamalar karşısında telefonunda kayıtlı bulunan söz konusu 139 kişiyi tanımadığını söylüyordu. Bu nedenle mahkemeden ‘telefonuna takılan tüm SİM kartların, telefonuna ait HTS raporlarının ve telefonunda kayıtlı bulunan numaraların zamansal olarak sıralanmış halde tespitlerini’ talep etti.
İşte meseleye dair inanılmaz gelişmelerin ortaya çıkışı bu noktadan sonra başladı.
Süreci şöyle anlatalım...
TELEFON TESLİM EDİLDİ
Mehmet Ali Çelebi, 18 Eylül 2008 günü saat 12:45 te görev yaptığı birliğinde gözaltına alındı. İçinde sözkonusu 139 adet numaranın da olduğu iddia edilen NOKİA 6670 marka telefonu 19 Eylül 2008 saat 17:50'da Merkez Komutanlığınca Polis Memuru Ercan SEZGİN’e teslim edildi. (Teslim tutanağını görmek için TIKLAYINIZ)
Telefon ve Simkart Çözüm Tutanağı, bilirkişiler tarafından 20 Eylül 2008 04:45-05:10 saatleri arasında hazırlandı. Bilirkişiler Çelebi’nin telefonunda söz konusu 139 kişinin bulunduğunu rapor ettiler.
TELEFONA 1 DAKİKA 1 SANİYEDE YÜKLENDİMahkeme sürecinde Mehmet Ali Çelebi’nin söz konusu 139 kişiyi tanımadığı konusunda ısrar etmesi ile inceleme başladı. Yapılan incelemede adı geçen 139 kişinin telefona "sıralamada en son" yüklendiği anlaşılıyordu. Bilirkişinin raporuna göre 139 numara Çelebi’nin telefonuna sadece 1 dakika 1 saniye içinde yüklenmişti. Bunun normal şartlar altında olması imkansızdı. (1 dakika 1 saniyelik yükleme raporunu görmek için TIKLAYINIZ)
Durum şüpheliydi.
Çelebi’nin telefonu normal şartlar altında mühürlü bir şekilde saklanarak muhafaza edilmeli ve el koyma ile inceleme arasında bu şekilde müdahaleye kapalı hale getirilmeliydi. Ancak durumun böyle olmadığı ortaya çıktı.
EMNİYETTE TELEFON AÇILMIŞTİB’den istenen kayıtlarda görülüyordu ki Çelebi’nin telefonu bilirkişiye gitmeden 5 saat önce, 19 Eylül 2008 tarihinde, 23:52:42 - 23:54:05 saatleri arasında 1 dakika 23 saniye süreyle açılmıştı. TİB’in incelediği sinyal kaydına göre telefonun açıldığı yer Fatih’teki Emniyet Müdürlüğü idi. Kısacası polisler bilirkişiye teslim etmeden önce Çelebi’nin telefonunu 1 dakika 23 saniye süreyle yasadışı şekilde açmışlardı. (Sinyal kaydı raporunu görmek için TIKLAYINIZ)
Bu durum Çelebi’nin telefonuna polislerin söz konusu telefon numaralarını yükleyerek, Çelebi aleyhinde delil yaratması ihtimalini açıkça gösteriyordu.
POLİS KABUL ETTİ
İşte bu durum karşısında gözler İstanbul Organize Suçlar Müdürlüğü’ne çevrilirken, Ergenekon Mahkemesi’nin 29 Kasım 2010 tarihli sorusu üzerine Emniyet’in mahkemeye gönderdiği rapor inanılmaz bir gerçeği ortaya çıkarıyordu. Organize suçlar Şube Görevlileri tarafından 21.12.2010 tarihinde İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine hazırlanan raporda şöyle yazıyordu: “MAHMUT OĞUZ KAZANCI’YA AİT REHBER BİLGİLERİNİN SEHVEN M.ALİ ÇELEBİ’NİN TELEFONUNA EKLENMİŞ OLABİLECEĞİ DEĞERLENDİRİLMİŞTİR.” (Mahkemenin yazısını ve emniyetin cevabını görmek için TIKLAYINIZ)
POLİSİN ASKERE KOMPLOSU
Kısacası İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Hizbut-Tahrir örgütü şüphelisi Mahmut Oğuz Kazancı’nın telefonundaki kayıtların "yanlışlıkla" Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna yüklendiğini bu cevapla kabul ediyordu
. Polislerin Teğmen Çelebi aleyhinde delil yaratarak, Çelebi’nin 29 aydır tutuklu olarak yargılanmasına neden olduğu bu şekilde ortaya çıkıyordu.
Polisler, Çelebi’nin telefonunu neden açtılar? Kazancı’nın telefon defterini neden Çelebi’nin telefonuna yüklediler?
Bunun polislerin Çelebi’ye komplo yaptığı gerçeğinden başka bir açıklaması var mı?
Üstelik, Çelebi’nin Ergenekon Davası’nda ilk tutuklanan asker olduğu ve tutuklamaların bunun ardından çorap söküğü gibi geldiği hatırlanırsa durum daha da ilginç hale gelmiyor mu?
Barış Terkoğlu
Odatv.com

0 yorum:

Yorum Gönder