Necmettin Erbakan öldü. Kendisine rahmet, yakınlarına ve yandaşlarına başsağlığı diliyoruz.
Atatürk’ü ve İsmet İnönü’yü yetiştirmiş Osmanlı’dan sonra, Cumhuriyet’in Necmettin Erbakan’ı yetiştirmiş olmasındaki çelişki başlı başına bir tartışma konusudur.
Türkiye’de, dini siyasete alet eden İslamcı akımın öncüsü olan Necmettin Erbakan her şeyiyle, (ailesi, yetiştiği okullar vb.) Cumhuriyet’in ürünüdür.
Necmettin Erbakan yukarıda da belirttiğim gibi, dini siyasete alet eden (bu saptamaya kimse alınıp kızmasın! “Bize oy vermeyenler patates dinindendir” demek başka nasıl ifade edilebilir ki?) dinci siyaset akımının öncüsüydü.
Politikası şu iki temel üzerine bina edilmişti:
1- Laik Cumhuriyet karşıtlığı.
2- Emperyalizm karşıtlığı.
Laik Cumhuriyet karşıtı olarak laikliği siyasal yaşamdan çıkarmak, laikleri toplumsal yaşamdan dışlamak için her yola başvurur, (1974 affı sırasında kendi yandaşlarını affettikten sonra solcuların affında geri çekilme aldatmacasını unutmayalım) demokrasiyi amacına varmak için bir araç olarak kullanmaktan çekinmezdi.
***
Necmettin Erbakan’ın laik Cumhuriyeti tebdil ve tağyir etme çabası kimilerince bir hayaldi.
Yaşadıklarımız Erbakan’ın bu amacının hayal olmadığını ve gerçekleştiğini, amacı hayal olarak niteleyenler dahil olmak üzere herkese gösterdi.
Erbakan’ın 28 Şubat süreci ile iktidardan uzaklaştırılmış olması bu gerçeği değiştirmez.
Onun yetiştirdikleri, laik Cumhuriyeti, İslam Cumhuriyeti’ne tebdil etme yolunda başarıyla yürümektedirler.
Bu amaca yönelinirken demokrasinin kurumları kullanılmıştır.
Erbakan amacına varırken her kurumdan araç olarak yararlanmayı başarmış bir kullanma üstadıdır.
Politikasının birinci ayağında kendisi değilse bile ideali başarıya ulaşmış olan Erbakan’ın politikasının ikinci ayağı olan anti-emperyalist yanı ve yerli ağır sanayi hamlesi ise bir hayal olarak kalmış, yaşama geçememiştir.
Hocanın 1000 yerli savaş uçağı projesinin gerçekleşmeyecek bir hayal olmasının yanı sıra büyük yerli sanayinin sanal temelleri trajikomik görüntüler arz etmiş ve haklı olarak kendisinin ciddiye alınmaması sonucunu doğurmuştur.
***
Yine de kabul etmek gerekir ki, Necmettin Erbakan yerli ağır sanayiyi amaçlayan anti-emperyalist politikasında içtendi.
Ama başarıya erişemedi.
Başarıya erişememesi bir yana, birinci amacının gerçekleşmesi yolunun son taşını döşeyenlerin, emperyalizmle el birliği yaparak kendisini kullandıktan sonra bir yana atmalarını da yaşamıştır.
Erbakan’ın siyasi yaşamı, siyasetinin bir ayağının iktidarda olduğu sırada, kendisinin artık işe yaramaz telakki edilerek katlanıp bir kenara konmuş olduğu bir şekilde sona ermiştir.
Erbakan’ın yetiştirdikleri, kendisine laik Cumhuriyet karşıtlığında destek olan talebeleri sonra, emperyalizmle birleşip bütünleşerek onu bir kenara atmışlardır.
Bu olgunun yaşama geçirilmesinde 28 Şubat sürecinin çok etkisi olmuştur.
Bu anlamda 28 Şubat anti-emperyalist İslamcı akımın tasfiyesi ile yerine emperyalizm ile uyumlu İslamcı akımının ikamesini sağlamıştır denebilir rahatlıkla.
Necmettin Erbakan da bu macera içinde, amacına varmak için başkalarını kullanırken, başkalarının da kendi amaçlarına varmalarında kullandığı bir lider konumuna düşmüş olarak siyasal yaşamını noktalamak durumunda kalmıştır.

0 yorum:
Yorum Gönder