3 Mart 2011 Perşembe

Zulme ve Tacize Ortak Olmak...

Zulme ve Tacize Ortak Olmak...

Öyle günler yaşıyoruz ki, isyan etmemek, karşı durmamak, zulme ortak olmaktan farklı değil...
Dün Balbay ve Özkan Tecritte haberini okurken neler hissettiniz?
Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın yazdıkları mektubun her satırında yargılanmayı cezaya, tutukluluğu işkenceye ve zulme dönüştüren zihniyete lanet etmediniz mi?
O mektubu okurken biraz daha karanlığa gömülmediniz mi! Dehşeti her zerrenizde hissetmediniz mi?
Siz de onlar gibi Ankaradan gelen emrin intikam olup olmadığını sormadınız mı? Neden bu tecrit diye isyan etmediniz mi?
Ankara’nın başka işi gücü yok, kimin hangi hücredye kalacağıyla mı uğraşıyor artık! Oha yani!
***
Ne yana baksam zulüm devam ediyor.
Daha önce de yazdımdı. Gazeteci, yazar Nevin Berktaş toplam 21 yılını hapishanede geçirdi. 12 Eylül faşizmini bire bir yaşadı. En ağır işkenceleri gördü. Hayata dönüş operasyonlarına rağmen yaşadı... Bu arada tahliye olduktan sonra ortaya çıktı ki 6 yıl fazladan hapis yatmış!
Yaa, işte böyle: Yazması ne kolay, söylemesi ne kolay değil mi!.. Topu topuna altı yılcık fazladan yatıvermek!
Durun, daha bitmedi! 12 Eylül uygulamalarını, zulmünü, işkenceyi, hücreyi, yani kendi yaşadıklarını yazdığı kitabı İnancın Sınandığı Zor Mekânlar: Hücreler yüzünden Nevin Berktaş yeniden cezaevinde.
Kitap, Nisan 2000’de toplatılmıştı. Kitap hakkında da dört ayrı dava açıldı. Üç dava dosyası kapandı. Dördüncüsünün sonucu, örgüt propagandasıgerekçesiyle Nevin Berktaş yine hapiste!
Hani 6 yıl fazladan yatmıştı ya içerde, ona saysalar ya! Yoo olmaz! O başka bu başka! Maksat zulmetmek!
Hani 12 Eylül’ün intikamını alacağız diyenler neredesiniz?..
Hani düşünce suç değildi, hani kitap suç değildi artık? Kör müsünüz, görmüyor musunuz?..
Hani artık ileri demokrasiye geçtiğimizi savunanlar öldünüz mü?.. Sesiniz çıkmıyor!
Geçen haftalarda AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) Nevin Berktaş’ı akladı ve Türkiye’yi 15 bin Avro cezaya mahkûm etti.
Parasında değilim ama içimden Utan Türkiye utan diye haykırmak geliyor! Yetmez ama en azından utan!
***
Geçen haftaki, Çocuklar ve Kadınlar” başlıklı yazım üzerine bir okur mektubu beni derinden sarstı. Kendisine soramadığım için okurumun adını vermeden sizlerle paylaşıyorum:
....Bu yazınızdan sonra beni çok üzen ve çok etkileyen bir tacizi yazmak istedim.  
56 yaşındayım. Emekli sınıf öğretmeniyim. 23 yıl devlette, 9 yıl özellerde büyük bir özveriyle hizmet ettim... Çalışmamaya başladığım zaman üretmemenin ezikliğini çok yaşadım. Emekli maaşımı alırken garip geliyordu. Utanma duygusu yaşıyordum. İşe gitmediğim için sanki başkasının parasını harcıyorum gibi geliyordu. ‘Emek harcamıyorum, asalak gibiyim. Çalışmalıyım, üretmeliyim’ diyordum hep. Taa ki eski bir öğrencimin, facebookta yazdığı bir yazıya kadar:
Örtüsüz kadın, perdesiz eve benzer. Ya satılıktır, ya kiralıktır’ yazıyordu. Ne kadar üzüldüm anlatamam size. Onca yılın emeğine bir bakın! Üretmek, üretmek diyordum ya ürettiklerime bir bakın! Aklıma geldikçe boğazım düğümleniyor. Çok üzüldüm, anlatamam üzüntümü. Tahlil etmeye, neden böyle oluyor demeye gücüm yok. Boşa gitti onca emeklerim, yıllarım. Kafam soru işaretleri, ünlemlerle dolu. Artık çalışmayı düşünmez oldum. Her yerde çok fazla çok çeşitli taciz var...
                               
Susmak, bu tacizlere, bu zulme ortak olmaktır... Başka bir şey değil...

Zeynep ORAL

0 yorum:

Yorum Gönder