Her yıl; 28 Şubat’ta bir yaygara kopartılır: -28 Şubat darbedir; basında, iş dünyasında, adliyede 28 Şubatçıların ortakları vardır.Bunu söylemek yetmez; devam edeceksin: ‘Hesabı sorulsun!’
Görüyorsunuz gazetecileri bile darbeci gösterip içeri tıkanlar 28 Şubatçılara dokunmuyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan da 28 Şubatçılara laf söylemiyor.
Demekki bir bildiği var. Demekki bu 28 Şubat işi ona çok yaramış.
Sonuç da öyle olmadı mı?
Refah Partisi kapatıldı. Fazilet Partisi aynı sopa ile susturuldu.
Bu tabanın içinden Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül’e yeni bir parti kurduruldu.
Bu yeni partinin programını bile ana hatlarıyla ABD’liler belirlediler.
Sözler alındı-verildi.
Ve bu işbirliği ile AKP iktidara taşındı.
- – -
Yani şu 28 Şubat var ya…
Hani bu yandaş ve yağcı taifenin kötüleyip yerden yere vurduğu müdahale. İşte o iş; Tayyip Bey’i başbakanlığa taşıyan adımlardan birisi idi.
Bunu ben demiyorum, rahmetli Necmettin Erbakan söylüyor.
Onun, AKP ile ilgili söylediklerine yeniden bakın.
Bu partiyi Siyonistlerin kurdurduğunu söylüyor.
‘İyi çocuklardır, bilseler yapmazlardı.’ diyor ama AKP’nin arkasında Amerika’nın ve İsrail’in bulunduğunu iddia ediyor.
- – -
28 Şubat’ın ekonomideki benzeri, 2001′de yapıldı.
‘Irak’ta Kürt devletini savaş sebebi sayarım!’ diyen Ecevit hükümeti de çökertildi.
Bu arada bir şiir yüzünden küçük bir ceza verilerek Tayyip Erdoğan yeni mağdur ve kahraman haline getirildi.
Evet; 28 Şubatçılar, adliyeyi bile Tayyip Erdoğan’ı iktidar yapmak için kullandılar.
İşlem tamamlandı…
Haydin gerçek demokrat iseniz ağlaşmayı bırakıp da o işleri yapanları da Zekeriya Öz savcımıza teslim edin…
Darbe yapanlara laf etmezsiniz de darbe yapamayanları Silivri’ye tıkar göz boyarsınız.
Sizi gidi Amerikancılar sizi!
BAŞBAKAN, CHP’YE MİNNETTAR
Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de kuvvetli bir rüzgar estirdi.
O rüzgarın niçin estiğini bazı CHP’liler hala anlayabilmiş değiller.
Sanıyorlar ki aşırı laflar ederlerse bu halk uyanacak, oylar CHP’ye gidecek.
-Güvenlik kuvvetleri de PKK da silah bıraksın, diyor birisi…
Öbürü geri kalır mı, kendisini gösteriveriyor:
-Öcalan’a ev hapsi tartışılsın…
Başbakan Erdoğan bunları duyunca alaylı alaylı gülüyor:
-Sağ olsun; CHP’de böyleleri oldukça bizim sırtımız yere gelmez, diyor.
- – -
Böylece; CHP; hiç hak etmediği biçimde sanki PKK’cılarla dayanışma içindeymiş gibi gösteriliyor.
AKP’nin Habur’da yarattığı rezalet artık konuşulmaz oluyor.
BDP’li Demirtaş’ın dediği, ‘AKP; 2002 ve 2007 seçimlerinden önce PKK’dan ateşkes istedi’ sözü de saklanmış oluyor.
Başbakan’ın, ‘PKK ile devlet görüştü, görüşüyor, görüşecektir!’ demesini bile hatırlayan kalmıyor.
Dedim ki: AKP yapar süs olur; CHP yapar suç olur; aman dikkatli konuşun.
Dedim ki: Eldeki kuş, daldaki kuştan iyidir!
Ama nerede; kendini gösterecek ya hazret buyuruyor:
-Öcalan’a ev hapsi…
Başbakan Erdoğan’dan daha akıllı sanki bu zat-ı muhterem.
Seçim yaklaşınca; Tayyip Bey şahinleşip o tarafa fırça atıyor.
Tek devlet, tek millet, tek bayrak; diyor.
AKP’liler; ‘Terörle mücadeleden taviz verilmeyecektir.’ diye konuşmaya başlıyorlar.
CHP’nin çok zeki ve çok bilmiş siyasetçileri ise tersine yürüyorlar.
Ne olacak; topu topu yüzde 5 oyu olan PKK kanadı; size oy mu verecek?
Yıllardır CHP’ye sövenler; AKP ile işbirliği yapanlar; şeyhlerin, mollaların, aşiret reislerinin buyruğundaki kesimler size mi yönelecek?
- – -
Sayın Kılıçdaroğlu!
Manzara iyi değil.
‘Bu, onların görüşü!’ demeniz yetmiyor.
Bu millet dirayetli lider seviyor.
Birileri iyi niyetinizi istismar ediyor.
CHP’deki manzara çokseslilik değil çok başlılık gibi. Bu yüzden de eldeki kuşlar uçuyor.
Daldaki kuşu ise AKP çoktan yakalamış…
İçişleri’nin emriyle; ellerinde alkolmetre ile polisler, Suudilerin ‘şeriat polisi’ gibi dolaşırken…
Konuşulacak başka konu bulamıyor mu bu CHP’liler?

0 yorum:
Yorum Gönder